Külliyeden çıkarken bir de cam atölyesine rastladık .Küçük bir atölyede sanırım bir kaç cam ustası bir arada çalışıp bir sürü güzel şey(yüzük küpe anahtarlık nazarlık) yapıyorlar.O gün tek bir usta vardı.Bir çok insana çok şaşırtıcı geldi bu gösteri ama biz sanırım alışkanlıktan(bizim bölümün altında da var bir tane cam atölyesi ve kulakları çınlasın Ali abi hayal ettiğimiz her türlü düzeneği bir taraftan sohbet edip bir taraftan yaptığından ) biz şöyle bir bakıp çıktık :)
Yine Odunpazarında Osmanlı Evi var gidip görülebilecek.Bizim ilk ziyaretimizde bayram olduğu için kapalıydı.Ama normal zamanlarda isterseniz sadece girip gezebiliyorsunuz, ya da odalardan birini kapatıp yemek yeme fırsatınız var.Bence akşam yemeği için değerlendirilebilir bir yer.
Yine Odunpazarında Hayal Kahvesinin tam karşısında belediyenin açtığı kurslardan bayanların el emeği ürünlerini sattıkları küçük bir ev var.O kadar güzel şeyler vardıki ve fiyatları o kadar uygundu ki anlatamam.Ben kendimi uzun zaman çıkartamadım oradan dışarı.Ve sonunda mutfağımızda durması için aldığım baykuşa sıkı sıkı sarılıp çıkabilmeyi başardım :)
Yine Odunpazarı yakınlarında Cumhuriyet müzesi var gezebileceğiniz ama biz yine bayram münasebeti ile :) girmeyi başaramadık :)
Ama Odunpazarının girişinde Çağdaş Cam Sanatları Atölyesini gezmeyi başardık :).Gerçekten çok güzel eserler vardı içeride.Tavsiye ederim :)
Derken ben nerden aklımda kaldı bilemiyorum 222'ye gidelim diye tutturdum :) Ve gittikde ancak acemilik işte ,orada muzlu ya da çikolatalı waffle yemeden geri döndük.(bunu neden yazdım ....biz yaptık siz yapmayın,222'ye giderseniz waffle yemeden dönmeyin :) )
222 dönüşü görmek istediğimiz ancak haritadan yeri tam anlaşılmayan Haller Gençlik Merkezini bulduk sonunda ben görün en azından dinlenmek ve bir bardak çay içmek için uğrayın derim.Çiçek pasajına benziyor ama daha havadar ve güzel olanı bence :)Merkezin girişinde 2009 ve 2010 yılına ait resimler var.İnanılmaz bir değişim .Burası gerçekten meyve-sebze haliymiş yıkık dökük ve restorasyondan sonra çok güzel olmuş.
Ertesi gün rotamızı bilim&sanat ve kültür parkına çevirdik erken vakitte.Ankaradaysanız bilirsiniz.Mogan gölü&Göksu Göleti benzeri bir park.İçerisinde bir gözlem kulesi, korsan gemisi,Nuhun gemisi ve 16 ayrı kulenin bir arada bulunduğu kuleler var.Yalnız buraya gitmek istiyorsanız stadın yanından kalkan minibüsler var birde 11 numaralı otobüsler geçiyormuş.Bizim gibi taksiye binmenizi önermem.Çünkü yol parası bu durumda Ankaradan Eskişehir'e giderken verdiğiniz paradan çok daha fazla olur :) (ikide birde fiyatlardan bahsediyormuşum gibi oldu ama kolaylık olsun alternatifiniz olsun diye yazıyorum yoksa Varyemezliğimden değil yani ;) )
Biz bir gece kaldık Eskişehirde.Konakladığımız yer için tık.
Hadi gitmişken her zaman kalabileceğimiz bir otelde değilde konakta kalalım dedik.Odun pazarı içersinde restore edilmiş 10 konaktan oluşuyor.Merkezi bir yerde olması büyük avantaj.Odaları da lobisi de oldukça gösterişli ve konforlu .Ancak ses yalıtımı diye birşey yok halilen ve dolayısıyla grip olmuş bir aileye komşu düşerseniz bizim gibi gecenin bir yarısı ya da sabah sabah korkmanız olası.Bir de şanssızlıkmıdır bilemiyorum, kahvaltı çok güzeldi ama akşam yemeğinde aksilikler vardı ve bu aksilikleri kapatmayı başaramadılar.Mesela biz yemeğe çıkarken bile fasıl olduğu yazılıydı ancak sorduğumuz iptal edildiğini öğrendik.Ben mesela fasıl olmasını çok istemiştim.Bize tatlı menüsü sayılırken mutfakta bulunan tatlılar şunlar şunlar dendi ama hemen bizim arkamızdan bir başka garson yan masaya farklı tatlı alternatifleri sundu.İstediğimiz yemeğin içeriği menüde farklıydı tabakta farklı...Küçük küçük şeyler işte.Dediğim gibi belkide gerçekten mutfakda ciddi bir sorun vardı bilemiyorum ama böyleydi işte.Ama gerçekten sigara börekleri harikaydı :))
İkinci gün Tülomsaş'a uğramadan gelemedik.DEVRİM'i birde canlı canlı görelim dedik.Eskişehirde gezilebilecek heryeri gösteren levhalar olmasına rağmen Türkiyenin ilk otomobilinin sergilendiği Tülomsaş'ı gösteren tek bir levha bile yoktu.Bence yapsınlar.Çünkü Devrim bir sürü insanın çabasını, hayalini, mucizesini gösteren bir araba.Bence herkes görsün.
Sonra bindik trenimize döndük Ankaramıza :)
Geriye sahil,şelale park(Ankarada heryer şelale diye gitmedik vallahi:) ),hava müzesi bir de regülatörde piknik kaldı :) Artık bir daha ki sefere :))
Not:Giderseniz çibörek yemeyi unutmayın.
5 yorum:
Oooo! Çok keyifli,çok aydınlatıcı ve okumaktan mutlu olup, ay artık gitmeliyim dedirten bir yazı olmuş..Gideceğim zaman bu yazıyı yeniden okuyup belki çıktısını bile alacağımdan emin olabilirsiniz.
""Arap ülkelerine özenti şelale beğenimizde ortaktır:)))""
ama ne beğenme..
sevgiyle.
bayıldım fotolara anlatımına,canım çekti resmen insan bizide götürürrrr.face de görüp arıycaktım seni ne zaman gittiniz harikaymış diye benimde hep aklımda bizde bir karar verip gidebilsek..
sevgili Balkahve yardımcı olursa yazdıklarım çok sevinirim elbette :))
aman figencim atlayın gidin o kadar yakın ki trenle valla aynı gün bile gidip dönülebilir.
Çok güzel bir şehir gerçekten sürekli oraya giderim eşimin ailesi nedeniyle.Gezilmeye görülmeye değer.
Yorum Gönder