3 Eylül 2009 Perşembe

Bir Anda


Aslında bambaşkaydı yazmak istediklerim.Ama gözlerim takılı kaldı birden bu resme hemde sadece bir sonbahar resmi araken sayfalarda.
Garip bir keman sesiyle birleşti resim ve hüzün çıktı geldiği uzak diyarlardan.
Kimbilir belki hiç hüzünlü bir gün değildi çekildiği gün,belki hüzünlü bir anı dondurmak için bile çekilmemişti,ve yine kimbilir, 1929'un Eylül ayında Kings Cross istasyonunda bu resmi çeken biri, o andan hemen hemen 80 yıl sonra bir öğleden sonrasında çok uzaklarda bir yerlerde birilerinin bu resme bakıp da tarifsiz bir hüzne kapılacağını hiç tahmin edemezdi.

5 yorum:

TATLI CADI dedi ki...

Canım arkadaşım hüzünlendirdin beni de. Böyle kara trenler görünce aklıma iki şey gelir birincisi Schindler'in Listesi adlı bir film .Bilirsin belki çok üzmüştü beni.
İkincisi ise Allah gani gani rahmet eylesin anneannem ve dedeciğimle yaptığım 24 saatlik tren yolculukları.
Ya karartma cicim içimizi....

bahar gelsin dedi ki...

"Dünya en çok tren istasyonuna benziyor efendim. Bir durakta ya biniyor, iniyor veya uğurluyoruz . Bu yüzden bir yakınım veya dostum gelse uğurlamak istemiyorum. El sallarken en çok İbrahim Peygamberin sözlerini hatırlıyorum. ” diyorsun ya, el sallarken sana, bende bıraktığın o hüzünlü resmi yeni yeni çözüyorum daha. ”Hiçbir şey kararında değil efendim. Bir sadık yar bulamadım. Bir kararda duramadım. Kime gönül verdimse terk etti, kime bağlandıysam çekip gitti. Beni terk etti. Terk edilmeyi istemiyorum efendim. Buna dayanamıyorum. ” derken nasıl da tercüman oluyorsun bana, ona, insanlığa" diyor dem yazım aşağıdaki linkte ,sevgiyle

http://sensizyildizlarabakamam.blogspot.com/

Abi dedi ki...

Çok çocukken, :)))
izmir bandırma arasını kömürlü trenle giderdik... annemin hazırladığı soğuk tavuklu sandviçleri, vagonun penceresinden kafamı çıkarttığımda viraja girmiş trenin yılan gibi kıvrıla kıvrıla gitmesini ve burnuma dolan kömür kokusunu hatırlattın bana da.
sağol...

cinar dedi ki...

tren ve yolculuk hep ayrılığı anımsatır bana da. Kavuşmayı değil nedense, hep ayrılığı. Belki sana da öyledir. O yüzden hüzünlü gelir bu fotoğraf.

Yıldız Yağmurları dedi ki...

Trenler nedense biz ve bizden önceki nesillere hep benzeri bir hüzün duygusu veriyor ancak düşünüyorum da acaba bizim çocuklarımız bu fotoğraflara baktıklarında aynı duyguları hissedecekler mi? Ayrılığın, kavuşmanın sembolü olabilecek mi hala bu trenler merak ediyorum ;)