11 Aralık 2007 Salı

...

Yavaşca araladı gözkapaklarını.Gecenin ortasında bir yerlerde yine içindeki ses konuşmaya başlamışken tüm uykusu zaten saatler önce terk etmişti onu."Yok" dedi "yine sessizce dönüp durmanın bir faydası yok en iyisi kalkmak".Yavaşca, hiç ses çıkartmadan kalktı.Önce pencereye gitti.İçindeki sıkıntıyı atabilmeyi ne çok isterdi.Sokak bomboştu.O saatte kediler bile terketmişti kaldırımları.Yavaşca komidinin üstündeki sigara paketine uzandı.Onuda yanına alıp mutfağa geçti.Geçerken annesinin kapısını araladı.Yaşlı kadın hem evde hem fabrikada yeterince yorulduğundan olsa gerek öyle derin uyuyordu ki.Umarım kalkmaz diye geçirdi yinede içinden.Canı hiç konuşmak istemiyordu.
Yıllardır sırtında taşıdığı yük onu gün geçtikce daha suskun biri yapmıştı.Dışardan suskunlaştıkca içinden gelen sesin ne kadar güçlendiğini o da biliyordu.Ama yapacak birşey yoktu.Son 12 yılda anlamıştı ki insan dilini sustursa bile vicdanını o kadar kolay susturamıyordu.
Mutfak masası her zaman ki gibi yatmadan önce tertemiz bırakılmıştı.Bir çay tabağı bulup oturdu masaya.Önce bir sigara yaktı. Sokaktan gelen sarı ışık altında tahta evleri ne kadarda hüzünlü görünüyordu."Daha ne kadar sürecek "diye sordu kendine."Yeterince acı çekmedim mi?"
"Ya onlar dedi sonra onlarda çekmedimi seninle ne hakkın vardı" dedi o lanet ses yine.
"Ben istemedim" dedi "istemedim böyle olsun.Çok pişmanım..."
"Oh ne ala" dedi içindeki ses."İstemedim de,üzüldüm de olsun bitsin.Yok küçük bey yok böyle yırtamazsın bu sefer.Bırakmayacağım peşini.Kimseyle konuşmasan da benimle konuşmak zorundasın.Beni susturamazsın.Sen sustukça ben daha çok konuşacağım.Taaa ki sen konuşana dek.Birilerine gerçekten pişmanlığını anlatana dek sırtının kamburu,başının belası olmaya devam edeceğim.Ya sen cesaretleneceksin ya da ben seni öldüreceğim."
Bir anda nasıl terlediğinin farkına vardı.Sanki savaştığı, konuştuğu, kendi değil bir başkasıydı.Gücünün tükendiğini hissetti.Kalktı şöyle bir dolandı.alt kata indi.Bahçede kurumaya yüz tutan asmayı kestirdi gözüne.Niyeyse içini bir hüzün kapladı.Bir anda hıçkırıklara boğuldu.İstedi ama olmadı kendini durduramadı.Ağladı, ağladı, ağladı...
Sonra kalktı dizlerinin üstünden.Konuşmayacağını,konuşmayacağını,suskunluğunun devam edeceğini biliyordu.Ceketini aldı.Yavaşca açtığı kapıyı yine aynı özenle, yavaşca kapatarak, suskunluğuna gömüldü...

2 yorum:

Yıldız Yağmurları dedi ki...

Sevgili Tabiatcım,
Çok ama çok güzel bir yazı olmuş hani bir solukta okudum ve kendimi o anın içinde hissettim desem yalan olmaz.. eline yüreğine sağlık..
Bundan sonraki kelimelerimize de katılacağını umuyorum :) Bizimle birlikte yazmandan çok memnun oluruz..
Sevgiler
Dilek

Tabiat Ana dedi ki...

Sevgili Yıldız yağmurları,
yazımı beğenmene sevindim.Açıkcası insan profesyonellerle yazınca biraz sıkıntı duyuyor olacakmı acaba diye ama cesaretlendiren sözlerin için teşekkür ederim. kelime oyunlarına katılmak benim için zevkti,her zaman da yazmak isterim gerçekten
sevgiler