1 Şubat 2008 Cuma

Çemberimde Gül Oya

Hüzünlüyüm bugünlerde neden bilmiyorum.Ama niyeyse aklımda hep aynı şey var.Hüzünlenince aklıma gelen ilk şey "Çemberimde gül oya"
"Çemberimde gül oya".Hamilelikten midir bilinmez her bölümünü salya sümük ağlayarak(iğrenç oldu ama gerçek bu)izlediğim ama izlemekten asla vazgeçmediğim hatta az ağlarsam beğenmedim hayatımın vazgeçilemezi.Bu gün bile youtube da en çok izlediğim şey.
Seviyorum ben o dönemi.Hayal meyal hatırladığımdanmıdır bilmem,ya da o dönemde yaşananlardan çok etkilendiğimden midir, zorluklarına rağmen insanların o garip sıcaklığını özlediğimden midir hep o dönemde yaşamış olmak istedim ben.
Hep içinde oldum ,hiç seyretmedim,hep yaşadım.Kendimden bişeyler buldum ve hala unutamadım ben "Çemberimde gül oyayı"
Garip değilmi?
Hala her sahnesi aklımdadır.Ama en çok "zamana direnmek ne mümkün Mehmet" cümlesi ve Mehmetin ölümünden sonra Yurdanurun kitap arasında bulduğu yıllar önce kendisine yazılmış birgün mutlaka sahibine ulaşacağı bilinen mektubu buluşunu hiç unutamam.
Çekimi,sahneleri,oyuncuları,hikayesi ve kurgusuyla yani herşeyiyle muhteşem bu diziyi unutmuyorum,garip değil mi?
Şaşıfelek çıkmazı,İstanbul yedi tepe,Çemberimde gül oya,Babam ve oğlum....
Hayata dair hüzünlü ama bir o kadar da güzel bu anılar için teşekkürler Çağan Irmak...

10 yorum:

fikriminincegülü dedi ki...

Bu adamın yaptığı işlerde insanı yakalayan bir şey var. Hüzün mü, başka birşey mi bilmiyorum ama evet seyretmiyor insan yaşıyor gerçekten. Babam ve Oğlum'da ağlamaktan bütün gece başım ağrımıştı.

O dönemin sıcaklığını arayanlar klübü kuralım mı?:)

Tabiat Ana dedi ki...

kuralım fikriminincegülü,
evet kuralım:)

YILDIZ YAGMURLARI dedi ki...

Ben de fena takıntılıyım o dönemlere neden bilmiyorum unutamıyorum... her şey yavan geliyor şimdi, nerede bana o zamanları anımsatacak film veya başka bir şey görsem takılıp kalıyorum... kulübünüze beni de alın.
Anlatıp anlatıp ağlayalım :((

Yaşamın Kıyısında dedi ki...

Sevgili tabiat ana,
zaman zaman yolum bloğundan geçiyor.Bugünde geçerken güzel bir yazıyla karşılaştım. Bu yazın beni, unutulan bazı olayların, hala unutulmayanlarında olması açısından mutlu etti. evet çok güzel dizi ve çok güzel zamanlardı
Sevgiler

ebru dedi ki...

babam ve oğlum neredeyse ilk sahnesinden son sahnesine kadar durmadan ağladığım tek film, ikinci defa izlemek istiyorum ama hiç hazır hissetmiyorum kendimi..
çemberimde gül oya'yı izlemedim ben, sanırım onu denemeliyim önce bir;)

ahretlik elenora dedi ki...

Beni de katın aranıza.Gözümde canlandı "Babam ve Oğlum"u izleyişim. Batu henüz 3 aylıktı , onu ilk kez babanneye bırakıp evin 1 km ötesindeki sinemaya gitmiştik.Emzikli bebek aç mı kaldı acep diye diken üstündeydim. Daha 5 / 10. dakkikadaki doğum sahnesine dayanamamıştı hormonlarım. Sessizce ağlayacağım diye kendimi sıkmaktan benim başım da ertesi güne kadar kendine gelememişti. Kezza Çemberimde Gül Oya da beni az ağlatmamıştır. Ama güldüğüm sahneler de az degildi. Hele topluca bitlenip kafalarına tülbent bağladıkları sahne:))

Ulak nasıl acep?

Tabiat Ana dedi ki...

sevgili yıldız yağmurları,
başımızın üstünde yerin var ne demek.Anlatalım hüzünlenelim anlatalım gülelim.İyi-kötü ne güzellerdi gerçekten de..

Tabiat Ana dedi ki...

sevgili yaşamın kıyısında,
:)
ben o günlerden alınması gereken derslerin malesef alınamadığını düşünüyorum.Okumayı sevmeyen bir toplum olarak en azından görsel olarak bişeyleri öğrenebileceğimiz veya öğretebileceğimiz ümidi hep içimde.Galiba birazda bu nedenle bu ve buna benzer yapımlar önemli geliyor bana.
sevgilerimle..

Tabiat Ana dedi ki...

sevgili ebru,
ben mutlaka izlemelisin derim.Çok sıcak çok gerçek çok etkileyiciydi. bence seversin.:)

Tabiat Ana dedi ki...

Elanoram,ahretliğim:)
ulak'ı bende çok merak ediyorum belki bir organizasyon yaparız ne dersin??
evet hem komik hem hüzünlüydü çemberimde gül oya...
babam ve oğlum ise bambaşka bişey insan evlad sahibi olunca daha farklı bir gözle izliyor
öptüm sizi.