4 Mart 2008 Salı

Kelime oyunları-Duvar

Avludan içeri girdiğinde her akşam üstü olduğu gibi çay ve kek börek kokuları birbirine karışmış yüzüne vurdu.Annesi ,teyzesi ,komşu kadınlar toplanmış bahçenin bir köşesindeki çardakta yine günlük çay muhabbetinde kimbilir neler konuşuyorlardı.
Hemen ilerde çocuklar yerde misketlerle oynarken kendini onların yanına gitmekten alıkoyamadı.Yanlarına gitti ,eğildi.Onu görünce çocuklar sevindi.
-Aaaa Erol abi senmi geldin diye bağırdı.Kısa saçlı çilli çocuk.
-Naber ufaklık dedi.Saçlarını şöyle karıştırdı.
Niyeyse pek gururlandı çilli çocuk sevindi.
Biraz çocuklarla vakit geçirdi ve çardağa doğru yöneldi.Birden kalp atışları hızlandı."İlginç" dedi "bu ela gözleri ne zaman görsem kalbim böyle fırlayacak gibi atıyor".
-İyi akşamlar ev halkı dedi neşeli bir sesle.
Birden masa başında bir karışıklık yaşandı.Hoşgeldinler,okul nasıldılar,çay dökme telaşları.Çayını yudumlarken
-Nasılsın Zehra dedi kısık bir sesle
-İyiyim Erol abi ne olsun.Yine okulda olay vardı bugün erken geldik.
- Sen karışma olaylara dedi.Sonra garip bir hüzünle gülümsedi.
Çayını eline alıp kitaplarını kolunun altına kıstırdı.
-Bu kadar muhabbet yeter biraz yukarda işim var diyip ayrıldı.
Odasına çıktığında aklında hala o ela gözler vardı ve garip bir hüzün....
...................................................................................................
-Kaçta nerde buluşuyoruz Erol? dedi uzun boylu çocuk.
-10 da kahvenin arkasındaki büyük arsada diye cevap verdi.
Gecenin karanlığında ikiside saatlerine baktılar.10a 10 var dedi hadi gel .Adımlarını hızlandırdılar.Buluşma yerine vardıklarında ekibin nerdeyse hepsinin orda olduğunu gördüler.
-Aman ha dedi bir tanesi sessiz ve dikkatli olun.Kim gözetleyecekti polisi?
-Ben dedi Yusuf.
-Tamam aman aslanım dikkatli ol.
Hep beraber sokağın köşesindeki büyük duvarın yanına geldiler.Boyalar fırçalar.Yusuf da yerini almıştı.
Dört bir koldan başladılar yazmaya kocaman duvara.İçlerinden gelen tüm isyan sözlerini.Herkes tamda bitirmek üzereyken yazacaklarını birden bağırmaya başladı Yusuf "kaçın kaçın..."
Bir telaş ,bir koşturmaca yaşandı.Karanlıkta bir kaç el silah sesi duyuldu.Bir sıcaklık hissetti Erol sol tarafında .Koşmaya çalıştı olmadı gücü yetmedi.Yığıldı kaldı yine bir duvar dibine ve yavaşca kapanırken gözleri yine aklında o ela gözler vardı....

18 yorum:

Hüzünbaz dedi ki...

Yakın tarihde yaşandı bunlar değil mi?Kaç erol o yeşil gözleri bir daha göremedi?:( Kaleminiz dert görmesin..güzeldi..

banadair_berrin dedi ki...

cok samimi bir yazı olmus..anlatımı cok begendım..

sevgıler.

TuBiKKo dedi ki...

hüzün tutuyor beni bu aralar;bu duvarlar herkesi üzmüş sanki... :(

Tabiat Ana dedi ki...

Sevgili hüzünbaz
:(
kimler neler neler feda etmediler, ne hayallerden vazgeçmediler...

Tabiat Ana dedi ki...

sevgili berrin,
teşekkür ederim:)

Geveze Kalem dedi ki...

Çok güzel olmuş, çok güzel!
Harika bir anlatım olmuş sevgili Tabiat Ana. Eline sağlık.

fikriminincegülü dedi ki...

Çok acıklı.:(((( Yazık oldu gencecik insanlara

Hüzünlü ve güzeldi ellerine sağlık ve sevgilerrrr...

Tabiat Ana dedi ki...

geveze kalem ,
teşekkür ederim yazarken çok mu detay oldu diye düşündüm ama okurken fena gelmedi.Beğenmene çok sevidim:))

Tabiat Ana dedi ki...

ahh incegülcüm,
yazdıklarımın gerçek olabilme ihtimali az yada çok buna benzer şeyler yaşanmış olması ihtimali üzüyor benide hemde çok..

Archi*Sugar (Esra) dedi ki...

huzunlu bir yazi olmus ama cok hos. Kucukken neler oldugunu fark edemedigimiz bir donemde nice gozler kapandi duvar diplerinde... ne yazik ki...

Sardunya dedi ki...

Okudum. Duvardaki boya oldum. Bir de Erolun aklında kalan gözlere üzüldüm... Kalemine sağlık. Ellerine sağlık.

Tabiat Ana dedi ki...

sevgili esra,
gerçek olabilme ihtimali benide çok üzüyor:((

Tabiat Ana dedi ki...

sardunya,
neden bilmem bende bazen o duvarda yarım kalan isyan sözleri oluveriyorum.Garip dimi...

etki alanı dedi ki...

En sevdiğim sesin eşliğinde okuduğum bu öykü,beni çok etkiledi..
Muhteşem..
TüTü

Tabiat Ana dedi ki...

tütücüğüm ,
şarkı sanada gelsin o zaman.sevgiler...

Yıldız Yağmurları dedi ki...

Duvarlar niye hepimizi bu kadar hüzünlendirdi anlayamadım:(( ama o kadar güzel anlatmışsınki okurken çok şeyler hissettirdi..

ebru dedi ki...

çok güzel bir anlatım olmuş bu sonu hazin öykü sevgili tabiat ana, hüzünbazın dediği gibi kaç erol gitti öyle.. keşke sadece öykü olsaydı..

Tabiat Ana dedi ki...

ebrucuğum,
evet gerçektende sadece bir öykü olsaydı keşke...