
Küçüktüm hayal meyal hatırlarım.Annem ,babam işten koşa koşa gelirlerdi.Babamın elinde kocaman bir karpuz, yarılır konurdu hemen dolaba.
Annem her akşam vakit geçirmek için türlü türlü işlere sarardı kendini.Bir akşam cam siler ,bir başka akşam çamaşıra atardı kendini.
Akşam serinliği çöküpte herkes sofra kurma telaşına düşünce Allah ne verdiyse sofraya getirilir bir heves patlanacak top beklenirdi.Top sesi ve ezandan sonra birde televizyondan gelen o hep alıştığımız duayla bazen zeytin bazen hurmayla açarlardı oruçlarını.
Haftasonları ise bir şenlik olurdu iftar sofrası.Sabahtan ,tok karnına, hazır ederdi annem yemekleri.Hemen hemen her haftasonu mutlaka misafir olurduya en güzeli.Dayımlar,amcamlar,kuzenler.....
Babam pide başına 2 yumurta alır çıkardı evden aşkam üstü."Fırının duvarı sıcacıktı, sırtımı dayadım ,uyuyordum az kalsın" diye anlatırdı eve döndüğünde .Getirdiği pidelerin kokusu burnumda şimdi.
Kimse gelmezse komşular gelirdi ya da gidilirdi.Herkes yaptığını getirir hep birlikte güle oynaya iftar yapılırdı.Her çocuğun tekne orucu satın alınırdı peşin peşin.Tüm çocuklar heveslenirdi.
Akşam yemekten sonra babamlar önce camiye, sonra kahveye uzanan ve ancak dönüşü sahurda olan ,her akşamki rutin yollarını alırken, biz çocuklar toplanır heves ederdik namaz kılmaya.Kimisi yarısında bırakır kimisi yoruldum der bitirirdi.Bitirenimiz az olurdu ya olsun.Her akşam yapılırdı.
Annemler yemek sonrası hep bir elden kaldırırlardı sofrayı.Sonra elbet çay.Şöyle sıcacık.İçeni sigarasını da yakar tüttürürdü.Sonra sahurda ne yapalım konuşması.
Yine böyle sıcaktı o ramazan belki dahada sıcaktı,dahada yazdı....
Sıcaktı insanlar, telaşlı heyecanlıydı ramazanlar, neşeliydi kalabalıktı iftarlar , güzeldi, çok güzeldi.
Hayırlı Ramazanlar...