4 Eylül 2008 Perşembe

Selime..

Geçen hafta hem ziyaret hem gezi diyebileceğimiz nedenlerle günübirlik Aksarayın Selime köyündeydik.

Bu köy eşimin annesinin doğup büyüdüğü ,rahmetli dedemizin uzun süreler öğretmenlik yaptığı şimdide o şırıl şırıl akan dereye doğru bakan ebedi konağında kaldığı, şirin, güzel ,yeşilce bir köy.

Anadolunun ortasında içinden şırıl şırıl(3-4 sene öncesine dek gürülk gürül denirmiş :( ) derenin aktığı,ıhlara vadisine 5-10 dakika uzaklıktaki bu köy hepimize iyi geldi.



Öncelikle rahmetli dedemizi ziyaret ettik.Sonra anannenin çeşmesini görmek ferahlamak için köy kahvesinin olduğu meydana indik.Kahvede oturanlar hemen buyur ettiler bizi.Herkes bir yerden akraba bir yerden tanıdık çıktı konuştukça.Oldukca cana yakın ve ilgililerdi.Hatta bir ara Diloy ve ben kendimizi Vizon-tele filminin ortasına düşmüş gibi hissettik bu yakın ilgi alaka ve hoş sohbet sayesinde :)

Sohbetten sonra hep birlik kayınvalidemin ve teyzelerin,dayıların doğduğu büyüdüğü evi görmeye gittik.Yine bir akraba oturuyormuş içinde.Ben girelim diye ısrar ettim ama annem girmek istemediğini söyleyince bişey diyemedik.Kimbilir hangi hatıralar geldi gözüne ....


Sonra dedemin uzun yıllar öğretmenlik yaptığı ilkokul.

Sonra köyün muhtarı kattı bizi önüne doğru Ihlara vadisine.Yıllardır babam anlatırdı(ben küçükken görevlendirmeyle gitmiş-gezmişti ve hep "götürsem birgün sizide, çok güzel "derdi.O güne kısmetmiş).Gerçekten güzel.Aslında vadiye inip gezmek,altlardaki mağralara gitmek,köye dek uzanan vadide yürüyüş yapmak gerekiyor belkide tadını çıkarmak için ,ancak ne zamanımız ne de durumumuz uygun olmadığından sadece bakınmak ve fotoğraf çektirmekle yetindik.




Öğlen vakitlerinde yine bir akraba olan ve hikayelerini rahmetli dedemden dinlediğimiz sevgili "Çatlak Dayının" restoranında bulduk kendimizi.
Restoran çok güzel.Hatta çevredeki birçok restorandan daha güzel.Çünkü derenin tam kenarında ve dere üzerinde çardakları var(aynı Fethiye-Saklıkentteki gibi) . Çatlak Dayı çok sevimli :)


Kendisine sadece "Çatlak" demediğiniz sürece "Çatlak dayı" demenizin hiçbir mahsulu yokmuş.Dayı ,Çatlak' tan kaynaklanan tüm yanlış anlaşılmayı alıp götürüyormuş :) öyle dedi kendisi :)

Tüm yemek boyunca bize oldukça komik hikayeler(başrolünde kendisinin olduğu) anlatıp ,güzel balıklara tad kattı.(Yazsak ayrı bir yazı olur )Bu arada bende ilk kez orada arıların türk kahvesi yakılarak kaçırıldığına şahit oldum.%100 etkili değilsede bence yinede faydalı bir yöntem.

Sonrasında köydeki akrabalara ziyaret.İklim nineyle tanışma :)


İnsan böyle ziyaretler yapınca şehirdeki o yüzeysellikten çıktığının farkına varıyor.Kullandıkları bir tabir var "şehirli teklifi değil haaa". Zannederim bu söz herşeyi özetliyor.

Herkes gerçekten çok misafirperver ve samimiydi.

Herkesin hikayesi ayrıydı ve öyle çok hikaye vardı ki.Bazısı çok hüzünlü bazısı çok komik.Umarım yazma fırsatım olur.

Günübirlikte olsa , kısa sürmüş de olsada iyiki gitmişiz :)
























9 yorum:

Aylin Yaprak dedi ki...

Çok hoş bir gezi olmuş.Sıcacık,anılarla dolu ve duygulu.Bizimle de paylaştığın oralara götürdüğün için teşekkürler Tabiat ana...

figen dedi ki...

hımmm hemşeri sayılırız ..kan çekmiş:))haber verseydiniz bizde gelseydik!!

cinar dedi ki...

Oh ne güzel, siz de ufak bir kaçamak yapmışsınız bu durumda. Anadolumun insanı böyle sıcak ve misafirperver işte. O derenin kenarında olup da leziz balıklardan yemek isterdim ben de. Kahve işiniyse ilk Safranbolu'da duymuştum ben :)
Öptüm kocaman.

Tabiat Ana dedi ki...

sevgili Aylin,
güzeldi gerçekten.Sıcak insanlarla tanışmak,ziyaret etmek hoş oldu.

Tabiat Ana dedi ki...

figencim,
siz nereliydiniz yafuu.Bilemedik valla.bir dahakine beraber gidelim madem:)

Tabiat Ana dedi ki...

çınarım,
evet kaçamak sayılır gerçektende:)
gerçektende çok sıcak ve misafirperverler.İnsanın çok hoşuna giden bir yakınlık var.Belki birgün beraber gideriz.Çatlak dayı anlatır biz güleriz belli mi olur ;)
sevdim çok çok...

cinar dedi ki...

oo gideriz valla :) Ne güzel olur!

HErgun-Since-1983 dedi ki...

Aksaray'a gittiğimde adresleri hiç beğenmemiştim :S 40 metrelik yol diye cadde-sokak adı mı olur yahu! Bizim de vaktimiz dardı dolayısıyla Ihlara Vadisi'ni değil görmek oraya gitme fırsatımız bile olmamıştı maalesef. :(
Ha bu arada yazının başlığındaki SELİME ile yazıyı bağdaştıramadım. SELİME bir isim mi acaba? Neyse neyse.. Sağlıcakla..

Tabiat Ana dedi ki...

sevgili HS1983,
selime Aksaraya bağlı bir köyün adı.Kayınvalidemin doğup büyüdüğü bizimde gezmek için gittiğimiz köy.
sokağın adıda garipmiş gerçekten.